Skip to content
Şubat 17, 2012 / talipkilinc

FRANSIZLAR KENDİ TARİHİNE BAKSINLAR

Birinci Cihan Harbin de itilaf devletleri İzmir Mersin arası deniz güvenliğini Fransız donanmasına vermişlerdir. Fransızlar başta 3 uçak gemisi başta olmak üzeri başka ilave kruvazörler bu bölgenin korumasını sağlıyordu

Bu gemiler Bey My Chree, Paris II, Alexandra başta Meis adasına yakın kıyıları ve sürekli köylere saldırıyorlardı. Köylülerin mallarını gasp edip el koyuyorlardı. Sandallarını batırıyorlardı. İnsanları esir alıyorlardı. Bu gemilerin üçünü de kahraman topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul bataryası tarafından kısa menzilli obüs topları ile sırayla önce Bey My Chree 17 Aralık 1916 da Meis Adası, 13 Aralık 1917 Ayva Limanı, Paris II Gemisi 8 Mart 1918 Ağva açıkları Alexandra batırıldı. Örnek olsun diye Paris II’nin batırılışında Türk askerinin Ali cenaplığını göstermek için Paris II’nin batışında yaşanan Fransız askerlerinin dramatik hikayesini göz önüne  sereceğiz

Geminin batmasıyla gemiden denize dökülen Fransız askerlerini Türk askerleri tarafından kurtarılmaya başlandı. Karaya çıkan askerlerin yaraları sarıldı. Gazlı bez ve ilkyardım malzemeleri olmadığı için askerlerimiz gömleğini yırtıp esirlerin yarasını sardılar. Elbisesi olmayan, çıplak kalan esirlere askerlerimiz ceketlerini ve kaputlarını giydirdiler. Esirler arasında gemi süvarisi, bahriye erkanı, harp yüzbaşısı ve Fransa’nın tanınmış muhabirlerinden Rolen’de var vardı, yaralıydı. Yarası sarıldı, yakın köye götürüldü azami şefkat ve merhamet bu zavallıları şaşırtmıştı. Köy odasında baş başa kalmıştık zeki ve hassas süvari Rolen’in diz kapağındaki ızdırabı unutarak gösterdiğimiz bu şerefli, vakar, ve candan samimiyetin teshiri altındaydı. Gözleri doluydu büyük bir sesle ( Mustafa Ertuğrul) Türkler dünyanın en asil milleti olduğunu söyleyen Pier Luti daima bana söylerdi. Gıyabında sevdiğim bu milleti; şimdi tam karşısındayım. Size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Ben- biz Türkler Fransızları öteden beri severiz; çok eski hukukumuz vardır. Bayrağınız bilhassa 3 renkli bayrağınızı gördüğünüz zaman gayri ihtiyari kalbim sızladı. Bu bayrak bana o derin rabıtayı ve şerefli tarihimi hatırlattı. Gönül isterdi ki küçük toplarımla batırmaya Muvaffak olduğum bu geminin bayrağı bir türlü düşman olarak telakiye gönlüm razı olmadığı Fransız bayrağı olmasın fakat ne çare ki bu gün için yapılacak başka bir şey yoktur (Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul)

Beni çok bahtiyar yaptınız dostum. Bu temiz duygularınız karşısında duyduğum heyecan çok büyüktür. Izdırabımı unutuyorum Türk milleti ölmeyecektir (Rolen)

15.12.1917 tarihinde Antalya’ya gittik. Yaralı esiler derhal hastaneye yatırıldı. Gerek benim bataryam, gerekse Antalya’da ki asgari hastanesinde gördükleri sadakat ve muhabbetten dolayı büyük intibalarla memleketimizden ayrıldılar. Çok kıymetli muharrir Fransa kamuoyunda gerek memleketimiz, gerek ordumuz hakkında sitayişli yazılar yazmıştır ve hatta Sevr Muahedesinin imzası sırasında Pier Loti isminin hakkımızda yazdığı heyecanlı makalesinin son fıkrasının bu vefakar zabitin gönderdiği mektubun ilhamıyla yazılmıştır. (Ey merhamet sen ihanetten daha kötüsün. Haçlı seferleri sırasında ordumuzun haçlılara göstermiş olduğu merhametten dolayı 3000 haçlı genci Müslüman olmuştur. Buna efkarlanan meşhur bir papaz tarafından söylenmiştir.

 

IDAM MAHKUMLARI HAKKINDA SON MÜDAFA

 

Bu makale Sevr Antlaşmasının imzalanacağı günlerde büyük düşünür Fransız yazar Pier Loti tarafından kaleme alınmıştır ve LE FIGARO gazetesin de yayınlanmıştır. Fransız düşünür yazar, Türk dostu, doğruluk abidesi, hak savunucusu, zulme kafa kaldıran Pier Loti’nin Sevr antlaşması sırasında kaleme alınmış ve Le Figaro gazetesinde yayınlanmıştır. Bu makalenin kısa bir özetini vermeye çalışacağız

Kırım savaşında Türklerin en müfrit düşmanlarının yanında yer aldık bütün gazetelerimiz bu kahraman milleti karalamaktan başka ne yaptık. Bütün bu fenalıklara rağmen I. Fransuva zamanında beri bize sağdık kalan bugün Rusların saldırısı karşısında mecburen Almanların yanında yer alan Türklere hiddetlenmek, kızmak saflığın göstergesidir. her şeyden sorumlu olan İttihat ve Terakki cemiyeti Türkiye de son derece ehmiyetsiz; küçük bir ekolü temsil etmekteydi. Bu güruh sağdan soldan toplanmış 24 kişiden müteşekkil 5 i Türk asıllı olmak üzere; diğerleri Rum, Ermeni ve Yahudilerden oluşan bir çete

Wilson itilaf devletlerine kabullendirdiği programı ile Türkiye’yi sanık sandalyesine oturtmuştur. Sulh antlaşmasın da sadece Türk düşmanları dinlenmiştir. Türkler kanun dinlemez, insanlar olduğunu ilan etmişlerdir. Vatanlarında karışıklıklar çıkarmak için uğraşan bütün casusların teshiriyle Türkleri umutsuzluğa ve vatanlarını iç karışıklıklara, kaosa sürüklemişlerdir. Muharebeler esnasında bizim askere müstesna muamele etmediler mi? Bunu inkar eden kimse var mıdır? İşte bizim şimdi onlara karşı şükranlarımızı perişanlıklar için her cihetten felaketler arasında yine buna hitap ediyorlar fakat ben ne yapabilirim? Paris’in bütün gazete idarelerinde  onların düşmanları olan Ermeniler, Rumlar ve her renkten lavantalarla doludur.

Türk düşmanları onların tamamen mahvolmuş görüyorlar. Vatanlarını aralarında paylaşmak için birbirleriyle didişip duruyorlar. Hiçbir teshir hasıl etmek ümit etmeksizin kendilerinin en mühim müdafaa cemiyetlerinin birinden aldığım bir telgrafı naklediyorum.

Bu itilaf devletleri tarafından var olunan adalet abidelerine zıt olarak konferansta Türk vatanının tarihi hakkında yeğsimiz içinde nazarlarımızı size doğru çeviriyorum. Büyük Fransız milletinin hakkımızda bariz bir insafsızlığı reva göreceğini ümit etmeyerek I. Fransuva torunlarının hakkımızdaki bu kadar fena bir talih kabul etmeye uluvvu cenapları mani olacağına hatırlatmanızı istirham ederim.

Uluvvu cenap diyorlar! Milletlerin en ali cenabı olan bizim sevgili Fransızca da bu kelimenin manası yoktur. Bendeniz hiçbir şey yapacak durumda değilim. Türklerin aleyhinde yapılan saldırılar, hakaretler önüne geçmek mağluplara karşı bu kadar hakaret etmek Fransızlara yakışmaz. Hakaret edenler bu güne dek hiç şarka ayak basmayanlardır. Türklere küfür edenler, eski batı inançlarından kaynaklanmaktadır. Yapılan propagandalar karşısında gerçeği göremez hale geldiler. Bu propagandaların aslı Ermeni kaynaklıdır. Elimde savaşın başlangıcından beri; Ermenilerin ne büyük katliamlar yaptığı kesin ve gerçek belgeleri bulunmaktadır. O zaman Ermeniler Osmanlı tabasındaydı. Onlar memleketlerini işgal eden Ruslara casusluk yaptılar, yol gösterdiler. Şehirleri kasabaları işgal eden Ruslara sadece yol göstermediler Türk evlerini bizzat kendileri yaktılar. Katliamlara katılıyorlardı. Muharebe esnasında kendi memleketleri içinde bu gibi ihanetleri şiddetle ezmeyecek dünyada hangi millet vardır.

Sözlerime nihayet vermeden bütün vatandaşlarıma yalnız şunu sormak istiyorum. Şarktan gelen askerlerimizi ve zabıtlarımızı biraz söylediklerini dinlemenizi bizim çok kıymetli müttefikimiz olabilecek bu çok kıymetli milletin idam kararını vermek için bizi mecbur eden sebeplerini bilmiyorum. Şarktaki askerlerimizin ve zabitlerimizin yüzlerce imzalı mektuplarını taşımaktayım. Bu mektuplar ihtiyari bir tahasusla yazılmıştır. Lavantelerden nefretle bahsetmektedirler. Yalnız kahraman Türklerden o kadar muhabetkar bir lisan kullanıyorlardır ki içlerinden bana ızdırabımı içinde haz veren bir tanesini aynen buraya naklediyorum.

Bize hatlar arasında düşen mecruhlarımızı kaldırmak için müsaade ediyorlardı. Bu hareketi muhariplerimizin hepsine gösteriyordu. Çanakkale de seyyar hastanemiz bulunduğu mustekem mevki bombalanacağı zaman orayı tahliye etmemiz için uyardılar. Bu mektupların hepsi imzalıdır. Adresleri bildirilmiştir ve hepsinde şahadet için çağırmakta tereddüt göstermemenizi rica ediyorum.

O kahraman bahriye zabıtlarından birinin gönderdiği uzun mektubunu ne büyük heyecanla okudum ve büyük Fransız bayrağı hep yüksekte tutarak batar kahraman zabıt ve çok yaralı neferlerle beraber geminin enkazını tutarak ölü derecesinde bir halde sahile doğru yüzmeye başlar. Türkler Almanlar gibi mitralyözlerle karşılamıyorlardı. Karaya çıkabileceği yerleri gösteriyorlardı. Göndereceği sandalları olmadan bizzat kendileri denize atlayıp bizi kurtardılar.

Müfreze kumandanlığı yapan Türk zabiti selam verdikten sonra dostane bir tavırla elini uzattı; tayfalara varıncaya kadar merasimi askeriyeyi ifa ettiler. Sonra Fransız lisanı ile 3 renkli bayrağa karşı silah atmak mecburiyetinde kaldığımdan beyanı teshir ederim. Soğuktan, yorgunluktan bitap düşmüştük.

Askerlerimizi ısıttılar, giydirdiler, yaralarını sardılar yaralıları tedavi için hastanelere sevk ettiler. İşte böyle bir zamanda söylemem gereken bütün sözlerimi söyledim. Fakat pek ümitsiz söyledim. Şimdi sözlerime son vermek hareketler karışında omuzlarımı silkeliyorum ve inzivaya çekiliyorum. 2011 yılına gelesiye kadar; Fransızlar neyin peşinde olduklarını Haçlı hayalleri mi? Oy avcılığı mı? Kaddafi Libya’sını vuran Fransız hava kuvvetlerine bağlı uçaklar Fransız Devlet Başkanı Sarkozi’nin ilk beyanatı Haçlı seferleri başlamıştır. Her seferinde Ermeni soykırımı Fransız parlamentosu gündemine getiren Sarkozi neyin peşindedir. Eğer soykırım peşindeyse dönsün kendi tarihine bir baksın.

Kırım savaşında Ruslar safında savaşa giren Fransızlar kaç Türk evladının katliamına sebep olmuştur. Kuzey Afrika da pamuk tarlalarında günahsız ne kadar insan katledilmiştir. Ey Sorkozi Fransızların Çanakkale de işi neydi ? Osmanlıdan ne istiyordu ? Çanakkale de kaç bin Mehmetçiğin ölmesine sebep oldunuz? İtalyanlarla beraber kurtuluş savaşında Antep’te, Kilis’te, Urfa’da, Maraş’ı işgal etmenizin gayesi neydi? Gelin önce işlediğiniz insanlık suçunun ve cinayetlerin hesabını verin. Cezayir ve Libya başta olmak üzere Afrika ülkelerinde, Orta Doğu da yapmış olduğunuz milyonlarca insan katliamı ve cinayetlerin cezasını ödeyebilecek misiniz?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: