Skip to content
Şubat 17, 2012 / talipkilinc

TÜRKİYE GERÇEK KİMLİĞİNE NE ZAMAN KAVUŞACAK? KENDİSİNİ TAM OLARAK NE ZAMAN İFADE EDECEK?

 

Türkiye kırık, riskli ve arızalı bir arazide bulunmaktadır.

Jeopolitik, jeostratejik ve jeoekonomik konum bakımından dünyanın kalbinde ve odak noktasındadır. Onun için Türkiye askeri, siyasi ve ekonomik olarak mutlaka dünyanın en güçlü ülkesi olmak durumundadır. Bir beldeyi veya bir ülkeyi yurt edinmek ne kadar zor ise korumakta o kadar zordur.

Asil milletler, ruh kökünün derinliklerinde sürekli enerji depolar. Ölüm uykusuna yattığı zannedildiği bir anda, düşmanlarının tahmin edemediği bir zamanda öldüğü zannedilen toplum harekete geçer, tarihini yeniden yazar.

Türk Milleti yeni çağlara yürümek için yeteri kadar enerjiye sahip olmuştur. Patlamaya hazır hale gelmiştir. Mevcut durgun enerjinin hareket enerjisine dönüşeceği gün yakındır. Belki yarın, belki yarından da yakın. Gecenin en karanlık saati tan vaktidir, tan ağarmadan önceki saattir.

Türkiye bulunduğu Ortadoğu coğrafyasın da bir bölgesel güçtür. Büyük bir güç olmak zorundadır. Mevcut hükümet veya gelecek hükümetler istese de istemese de bu milletimizin temel isteğidir, değişmeyen arzusudur. Türk Milletinin değişmeyen tarihi kararıdır.

Mevcut hükümet dönemin de; Kuzey Irak’a Amerika’nın müdahale isteği doğrultusun da TBMM’nin gündemine iki defa teskere gelmiş ancak TBMM tarafından kabul görmemiş ve reddedilmiştir.

Gelecek ne getirirse getirsin ama bir şey kesindir. O da eski öngörülü bilinen ve sağdık Amerikan müttefiki olan Türkiye artık tarihe karışmıştır.

Büyük milletler işlerini şansa bırakmazlar: Amerika son yıllar da Ortadoğu da 372 araştırma yapmıştır. Japonya 63 araştırma yapmıştır. Bütün etnik grupları; tarikatları, aşiretleri, şeyhleri, seyitleri toplumun bütün katmanlarını derin ve geniş olarak incelemiştir. Amerika CIA’si 16 tane Türkiye de istasyon kurmuş ve 2 saatte bir Türkiye’den Amerika’ya bilgi aktarmaktadır.

Bu gün Türkiye, tehlikeli ve hain 2 örgütün çapraz ateşi altın da bulunmaktadır. 1.si PKK, 2.si devletimizin kurum ve kuruluşlarına sızmış; devleti içten çökertmeyi hedef alan gizli bir örgüttür.

Pkk bir İsrail projesidir. Bütün dünya devletleri tarafından desteklenmektedir. Merkezi Kandildir. İmralı’dan direktif almaktadır. Gayeleri, Türkiye’nin bölgesel bir güç olmasını engellemektir.

2. örgüt ahtapot gibi kollarını devletimizin kurum ve kuruluşların en hassas ve en tehlikeli noktalarına dalmış devleti içerden yıkmaya çalışmaktadır.

Devletin bütün gizli sırlarını ifşa etmiş, en gizli sırları düşman ülkelerin eline geçmesini sağlamıştır. 1. derecede ordu hedef alınmıştır. Gaye Türk ordusunu savaştan caydırmaktır.

Bu hareket Amerika menşelidir. Amerika desteklidir. İslami kisve altın da yürütülmektedir. Planlanmış, programlanmış, allanmış pullanmış Amerikan taşeronluğu yapılmıştır.

1071 Malazgirt zaferinden bu güne kadar devam eden, Avrupa’nın değişmeyen şark meselesi plan ve programı vardır. Şark meselesi nedir? Şark meselesi: Avrupalılar Anadolu’yu kendine yurt edinen Müslüman Türkleri geldiği Orta Asya steplerine geri göndermek ve Anadolu’yu yeniden bir Hıristiyan diyarı yapmaktır.

Bu uğurda binlerce vatan evladının canına mal olmuştur. Balkanlar, Kafkaslar, Afrika, Arap dünyası elimizden gitmiştir. 1. Cihan Harbine girdiğimiz zaman topraklarımız 57 milyon m2’idi. Lozan anlaşmasını imzaladığımız zaman elimiz de kalan Anadolu ve Trakya 1 milyon

M2 den daha azdı. Bu gün elimizdeki toprak parçası kaç m2’dir bilinmemektedir.

            2007 yılında tapu karşılığında parayla yabancıya satılan arazi Hatay ilimizin toprağına eşittir.

 

            Amerikalı ve Avrupalı liderler şark meselesinden almış olduğu derin ilhamdan dolayı ikide bir haçlı seferleri başladı, başlayacak sara sinir krizine giriyorlar. Pkk şark meselesinin son halkasıdır.

            Cezayir Devlet Başkanı yakın zamanda yapmış olduğu densiz açıklama, Türk Milletini derinden üzmüştür. Tarihi bilmez Sayın Başbakan, ya sapık bir ideolojinin saplantısı içindedir, ya da belli ülkelerin menfaat bekçisidir. Sayın Başbakan Osmanlıyı ne kadar biliyorsunuz? Osmanlı tarihini ne kadar incelemişsiniz? Osmanlı Cezayir için şehit verdiği evlatlarının kemiği ile kaç kale yapılır? Onu da biliyor musunuz? Buna benzer şanssız bir konuşmayı yakın tarihte Sayın Özal yapmıştır. Özal Türkiye’nin Başbakanı olduğu süreçte, Cezayir’i ziyaret eder. Ziyaret sırasında Cezayir yetkililerinden özür diler. Sebep ne? Türkiye Cumhuriyeti Cezayir’in bağımsızlığı için Birleşmiş Milletler oylamasında Türkiye tarafsız kalmıştır. Özal onun için Cezayir’den özür dilemiştir.

            Türk dış politikası son derece başarısızdır. Kaddafi’yi kontrolde tutamamıştır. Batılılara harcatmıştır. 1974 yılın da Kıbrıs harekatında, Amerika Türkiye’ye ambargo koymuştur. Türkiye yoklar ülkesine dönmüştür. Kaddafi Türkiye’nin yanında yer almıştır. Trablusgarp’tan kendi tankerleriyle uçak benzinini Adana İncirlik’e göndermiştir. Türk hükümetine çağrıda bulunmuştur. Uçak alın, her çeşit savaş malzemesini alın, faturasını bana gönderin ödemesini ben yaparım demiştir.

            Azerbaycan Ermeni savaşın da Türkiye Azerbaycan’a yeteri kadar yardımcı olamamıştır. Azerbaycan’ı yalnız bırakmıştır. Batılı devletler çekinmeden Ermenilere her çeşit maddi ve manevi yardımlar yapmışlardır. Türkiye’nin hava limanlarını, deniz limanlarını kullanmak üzere.

            Ebul Feyiz Elçibey, Ermenilerin muhasara altına almış olduğu köyünde ki vatandaşlarını tahliye için Türkiye hükümetinden bir  helikopter talebinde bulunmuştur. Hükümetimiz cesaret edip talebi yerine getirememiştir.

            Elçibey Türkiye’ye bağlanıp, Türkiye’nin bir eyaleti olmak istiyordu. Türkiye cesaret edemedi. Azerbaycan’ın teklifini reddetti. 1954 yılında aynı teklifi Libya Türkiye’ye yapmıştı, bu teklif sonuçsuz kalmış, kabul görmemişti.

            Doğu Türkistan da yaşayan 10 milyon Uygur Türkü yanlış ve hatalı dış politika kurbanı edilmiştir.

            Yanlış ve beceriksiz dış politika yüzünden 1974 yılından beri Kıbrıs meselesi çözülememiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyan Pakistan; Türkiye hükümetinin ricası üzerine kararı geri çekmiştir.

            Türkiye kimlik bunalımı geçirmektedir. Şarklı mıyız, garplı mıyız? Milletin sofrasına oturduğumuz da yerimiz neresidir?

           

TÜRKİYE, TÜRK CUMHURİYETLERİ İLE İLİŞKİ HANGİ MERKEZDEDİR

 

Türkiye’nin Kafkasya da politikası iflas etmiştir. Yanlış yönetim neticesin de bir çok Türk Cumhuriyetleriyle ilişkilerimiz kopma noktasına gelmiştir
            Türkmenistan ve Türkiye ilişkileri kesilmiş. Doğalgaz alım konusunda Rusya’dan kat kat ucuz ve kaliteli doğalgaz Türkmenistan yerine Rusya tercih edilmiştir. Türkmen başı, Aşkabat da kendi makamın da; Türkiye enerji bakanı Cumhur Ersümer’e; hakaret derecesin de azarlamıştır. O günden sonra Türkiye ve Türkmenistan münasebetleri sıfırlanmıştır. Kafkaslarda ki Türk Cumhuriyetleri Türkiye ile ilişkileri kesmiş, bu Cumhuriyetler Rusya ile ilişki kurmuşlardır.

Devleti idare etmek ehliyet ve liyakat ister. Cesaret ve vatanı sevmek ister. Tarihi bilmek ve bilgi ister. Devlet adamı bin dinler 1 söyler. Devleti idare eden gaf yapamaz. Azından çıkan kanundur.

Süleyman Bey Başbakanlığı döneminde bir gaf yaptı binlerce kardeşimizin hayatına mal oldu. Adriyatik denizinden, Çin Seddi’ne kadar Türk’tür ve Türk yurdudur. Bu bölgede ki kardeşlerimizin başına iş açtı. Bu söz birçok Türk evladının hayatına mal oldu.

1948 yılın da Arap – İsrail savaşında Ankara Etimesğut Hava Limanından İsrail’e Kırıkkale Piyade Tüfekleri Türkiye tarafından İsrail’e gönderilmiştir. İsrail bağımsızlığı tanıyan dünya üzerinde Amerika’dan sonra kabul eden 2. ülke olmuştur. Bir söz vardır: Besle kargayı oysun gözünü…

Türkiye Cumhuriyet’i döneminde Arap ve Türk dünyasını ihmal etmiştir. Refah – Doğruyol hükümeti döneminde Başbakan Erbakan ve Kabine üyeleriyle Libya’yı ziyaret etmek ister. Gezi kararnamesi Bakan Mehmet Ağar tarafından imzalanmaz.

Cumhuriyet döneminde baştan Arap ülkeleriyle ilişkiler son yıllara kadar ekonomik, siyasi, sosyal konular en asgariye indirilmiş. Dışişleri Bakanlığının bürokratları en asgari seviyeye indirilmiştir. Dışişleri Bakanlığının bürokratları Arap ülkelerinde görev almak istememiştir. Arap ülkelerine göreve çıkan bir bürokrat bunu bir şanssızlık olarak kabul eder

Son yıllarda Arap ülkeleriyle ekonomi başta olmak üzere, önemli gelişmeler olmuştur.

Türk işadamları bu ülkelerde büyük projelere imza atmışlardır. Hemen hemen Ortadoğu devletlerinin tümünde birçok iş yapmış bitirmiş ve yapmaya devam etmektedir

            Türkiye, Nato ve Birleşmiş Milletler üyesi bir devlettir. Nato’nu ve Birleşmiş Milletlerin tüm operasyonlarında aktif rol almıştır. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu Nato ve Birleşmiş Milletlerin yardımını alamamıştır. Menfaatler hep tek taraflı gerçekleşmiştir.

            Başbakan Tayip Erdoğan Dersim İsyanı ile ilgili konuşmasında gerekirse devlet özür diler, benimde özür dilemem gerekiyorsa özür dilerim der. Yabancıların eline bir koz verir bu sözü Tayip Erdoğan söylememiş, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı söylemiştir. Tarih bu sözü Türkiye Cumhuriyeti olarak kayıta alır. Yeri geldikçe iç ve dış düşmanlar sürekli olarak istismar etmeye devam eder.

            Osmanlılar Anadolu’yu yurt edinmek için tam bin yıl savaşmıştır. Bu uğurda kaç can feda edilmiştir bilinmez. Bir toprağı yurt edinmek zor olduğu kadar, muhafaza etmekte o kadar zordur.

            Büyük şair ve mütefekkir rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi “El verdi gidenler, acıyın eldeki yurda” zannederim ki bu yurda acıyan yüreği yanan Millet Partililerden başkası değildir.

            Geçmişte savaşla, topla, tüfekle alamadığı topraklarımızı düşmanlar parayla satın almaktadır.

            Türkiye yurt tuttuğu toprakları sever. Taşını toprağını ağacını okşar. İnsanlarına değer verir. Türkiye’nin Hindistan hükümranlığı tam 9 asır sürmüştür. İngilizlerin Hindistan hakimiyeti 1 asır ırada tutunabilmiştir.

            Terör nedir? Terörist kimdir? Bunun izahını ne iktidar nede muhalefetten bu işi yapan kimse olmamıştır. Bunun bir çerçevesi çizilememiştir. Türkiye’nin en önemli problemi olup 1. sırada yer almaktadır. Terörün doktrini bu güne kadar yazılamamıştır. Terör doktrini yazabilecek ne iktidar nede muhalefet bu bilgi ve beceriye sahip değildir. Bu işi yapabilecek kapasite, bilgiye, beceriye sahip bilge adam bulmak mümkün değildir ancak muhtaç bulunduğumuz doktrini bilge lider Millet Partisi Genel Başkanı Sayın Aykutedibali yazabilir

            Türkiye’nin muhtaç olduğu enerji fazlasıyla birikmiş bu kinetik enerjinin dinamik enerjiye dönüşmesi yakındır. Durgun elektrik, hareketli elektriğe dönüşecek, dünya ve Türkiye’yi bu elektrik aydınlatmış olacaktır. Enerjinin açığa çıkma günün yakın olduğu inancıyla zafer Hakkındır, Hakka inanlarındır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: